Farkındalık

Reiki ve Değişimler Üzerine

Ve şunu gördüm. O teyzeler birbirlerine Reiki enerjisini verirken ki kadar basitti işte herşey. Reiki heryerde ve her zaman akıştaydı. Önemli olan doğru zaman ve doğru yerde bizim onu farketmemiz gerektiğiydi.

Merhaba,

Bu yazımda Reiki ve üzerimizdeki değişimler üzerine düşünmeye karar verdim. Yani aslında uzun zamandır düşünüyorum bu yazıyı yazmak için ama bir türlü denk gelmedi doğru zaman. Öncelikle 5,6,7,8 Kasım’da Reiki Usui Birinci Derece eğitimimi tamamladığımı paylaşmak isterim sizlerle. Herşey nasıl başladı, önce buradan başlayalım.

Geçen sene bir Farkındalık seminerine katılmıştım Marmaris’te. Katılımcıların yaş ortalaması genel olarak 55-60 arası idi. Eğlenceli ev hanımlarıydı bir çoğu. Teyzeler grubu yani. Gözümün önünde olan bir olayı aktarıyorum. İsimlerini şimdi uyduracağım.

Canan: “Ayşe’ciğim boynumun şurası tutuldu, bir Reiki verir misin?”
Ayşe: (Elini Canan’ın boynunda tutulan bölgesine koyarak) “Al canım”
Canan: “Ay geçti ağrım çok sağol canım.”
Ayşe: “Birşey değil canım.”

Bu diyalogu ve olayı tam gözlerimin önünde gördüğüm anda, Reiki’yi hep duyardım ama hiç eğitimini almamıştım, birdenbirde Reiki’ye karşı içimde bir soğukluk hissettim ve önyargılı bakmaya başladım. Dedim ki, Reiki bu mu? Teyzeler 2 gün Reiki eğitimi almış, birbirlerine Reiki enerjisini bu kadar kolay mı veriyorlar ve bu kadar kolay mı ağrısı geçiyor bir insanın?

Bu olaydan sonra bile yoga, meditasyon ve enerji konularında çalışan hocalarım ve meslektaşlarımın, “Sen de Reiki eğitimi alsana?” önerilerine, hiç kulak asmadım bazen, bazen bu olayı örnek vererek, “Reiki bu kadar kolay mı öğreniliyor? Enerji bu kadar basit mi aktarılır? Saçma!” diyerek önyargım beni Reiki’den daha da uzaklaştırmıştı.

Ta ki, bu sene hayatımda bir tıkanıklık noktasında gelmiştim, hayatımdan, işimden, yogamdan keyif almıyor, kendimden uzaklaşıyordum. Bir gün Marmaris’te yaşayan bir yoga eğitmeni/reiki master olan arkadaşımın Reiki Eğitimi duyurusunu gördüm. Kendi enerjimi şarj etmeli, yaşam enerjimi yeniden bulmalıydım. Dışarıdan ok gibi fırlatılan negatif enerjilere karşı kendimi korumayı öğrenmeliydim derken kendisini aradım ve bu eğitimi bireysel almak istediğimi belirttim. Kendisi neden tek başıma bu eğitimi almak istediğimi sordu. Çünkü zaten kendimi güçsüz hissediyordum ve bir grup çalışmasında başka insanlarla beraber bu eğitimi alırsam kendimi daha da güçsüz hissedeceğimi düşünüyordum. Bireysel eğitim almama onay vermesine rağmen, yine de grup çalışmasına katılmamın benim için daha iyi olacağını savunuyordu.

Belirlediğimiz günden 3 gün öncesinde bir yoga öğrencim bana durup dururken Yeni Başlayanlar için Reiki diye bir kitap getirdi okumam için. Önce bir garip oldum, içimden dedim, Ne ilginç bir rastlantı, Reiki eğitimi almadan önce bana böyle bir kitap geliyor. Başladım okumaya. Derken bir gün sonrasında inanılmaz bir göz ve burun nezlesine yakalandım, gözüm iltihaplandı, yaklaşık 3 gün yataktan çıkamadım. Tam bunlar olurken, kitapta bir sayfaya geldim ve şöyle yazıyordu.

“Bazen, Birinci Düzey kursundan önce, kurs boyunca ya da sonra bir beden ya da zihin arınması söz konusu olabilir. Bu arınma sırasında:

*Kısa süreli, hafif bir nezle ya da grip
*Terleme
*Baş ağrıları
*Sıkça idrara çıkma
*Daha fazla uykuya gereksinim
*Daha fazla içmeye eğilim
*Geçici iştah kaybı ya da artışı
*Başka önemsiz fiziksel sorunlar
*Ağlama ya da gülme gibi, duygusal boşalmalar yaşanabilir. ”

Yaşadığım nezleyi buna bağlamak istemememe rağmen, sonuç olarak buna bağladım. Evet, Reiki’ye karşı bir önyargım vardı ama bu zamanla azaldı ve doğru zamanın geldiğini ve ona çok ihtiyacım olduğunu hissettim ve Reiki eğitimi almaya karar vermiştim. Eğitim başlamadan önce karşıma Reiki ile ilgili bir kitap çıktı. Reiki, eğitimi almaya başlamadan akmaya başladı, hayatıma ve bana etkisini öncesinde baya güzel göstermeye başladı. Evet nezle oldum, yüzüm hiç böyle şişmemişti, sağ gözüm hiç bu kadar küçülmemişti daha önce. O kadar inandım ki, bu kesinlikle inanılmaz bir temizlenmeydi. Farketmediğim ne varsa bedenden atabildiğim kadar attım.

Eğitim günüm geldi ama ben hastaydım yataktan çıkamıyorum. Hocama durumu anlattım, kitabı anlattım. “Okuma kitabı, gerek yok” dedi. “Gel kendin deneyimle” dedi. Tabi ben hasta olduğum için, esas grup çalışmasının olacağı eğitime gitme şansım doğdu. Ve o güne kadar tamamen iyileştim. Grup çalışmasına katılma fikrinin kötü bir şey olmayacağını kendime söyleyerek eğitime başladım.

4 gün boyunca Reiki Birinci Seviye uyumlanması deneyimledik hocamızdan ayrı ayrı. Reiki nedir, Reiki’nin beş altın kuralı, tarihçesi, reikiyi nasıl veriyoruz, Japon Reiki Teknikleri, Kendimize Reiki uygulaması, başkalarına kısa ve uzun terapi uygulamaları, enerji, çakralar, sevgi ve korku, öfkelerimiz ve farkındalıklarımız üzerine uzun uzun bilgiler, paylaşımlar ve sohbetler ettik. Daha ilk günümde önyargımın kırıldığını hissettim. Hem Reiki’ye karşı hem de grup çalışmasına karşı. Ne anlamsız kaygılarmış dedim kendime.

Ve şunu gördüm. O teyzeler birbirlerine Reiki enerjisini verirken ki kadar basitti işte herşey. Reiki heryerde ve her zaman akıştaydı. Önemli olan doğru zaman ve doğru yerde bizim onu farketmemiz gerektiğiydi. Yani illa birinin Reiki’yi farketmesine, inanmasına, görmesine gerek yok. Oluyorsa oluyor, aynen bana da olduğu gibi.

Reiki’yi öğrendikten sonra yoga pratiğim de güzelleşmeye başladı. Şu an halen 21 günlük reiki arınma sürecindeyim açıkcası ve her yoga pratiğimden sonra kendime Reiki uygulaması yapıyorum.

E peki neler değişti diyeceksiniz? Yaşam enerjimi geri getirdim, eskisi gibi canlı hissediyorum kendimi. Aklıma olumsuz düşünceler geldiği zaman onları iptal ederek, ya iptal ediyorum ya da başka zamana erteliyorum onları. Sizle sonra görüşeceğiz diyorum kendilerine. Şimdi değil! İçimde tarif edemeyeceğim güzellikte bir huzur var, tarif edemiyorum zaten.

Eğitim ilk gününde de kendime biraz kızdım biraz gülerek. Rei Ruhsal Bilgelik, Doğa Üstü Bilgi, Ruhsal Bilinç anlamına gelirken, Ki; Yaşam Gücü Enerjisi anlamına geliyordu. Yani Çince’deki Chi veya Sanskrit dilindeki Prana ile aynı şey. Kendime güldüğüm ve kızdığım nokta da işte tam buradaydı. Yoga yapıyorsun, Prana’yı kullanıyorsun, Tay Masajı yapıyorsun Prana’yı kullanıyorsun, e be kardeşim bak “Reiki” ne demekmiş?
Rei-Ki’deki Ki senin kullandığın aşina olduğun Prana’nın Chi’nin aynısıymış. Cahil! Kara Cahil! 🙂
Buna mı kızayım, “Reiki”nin birleşik yazıldığı için batı alfabesinde anlamının başka birşey olduğunu sanmama mı güleyim ne edeyim:)

En önemli farkındalıklarımdan biri şu oldu; Önyargın bak sana neler yapıyor Sebla! Önyargımı bu konuda yok etmiş olabilirim ama daha sonra hayatımda başka bir konuda önyargılı olmayacağım anlamına gelmiyor ki bu. İşte demekki benim kendimde çözmem gereken derslerden biri de bu! Önyargıyı araştır, neden önyargılısın, nelere karşı önyargılısın, Ön yargı nedir? Birşeyi, bir olayı, bir kimseyi, kendini bilmeden önceden, ilk olarak yargılamak! Sorgulamakla yargılamak aynı şey midir? Ayrı şeyler midir?

O kadar çok ders var ki. Acele etmeden öğrenme taraftarıyım.

Ben size ne anlatacaktım, ne anlattım, oldu mu acaba? 🙂 Neyse, ilerleyen zamanlarda yine yazacağım büyük ihtimalle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s