Tayland

Chiang Mai’de Günler

Chiang mai’nin ülkece meşhur iki tane açık sokak pazarı var. Biri cumartesi günleri Saturday market, biri Pazar günleri Sunday market. Neden ülkece meşhur, çünkü gerçekten tüm ülkedeki en güzel pazarlar burada.
Chiang Mai ‘de koca bir ay nasıl geçti anlamadım. Tayland’a ilk ayak bastığım gün, uzun uçak yolculuğu ve saat farkından dolayı ‘jet lag’ yaşamış olsam da, sonraki günler bu dengesizlik yoga ve Thai masaj ile yok oldu gitti. Tayland’a gitmek isteyenlere kesinlikle Chiang Mai’yi görmelerini öneriyorum. Daha önceki yazımda da bahsettiğim gibi, birçok yoga stüdyosu var ve kendi pratiğiniz dışında, dünyanın birçok yerinden gelmiş farklı farklı stillerdeki hocaların derslerine girmek mümkün. Yoga stüdyolarından bazılarının isimleri şöyle; Wildrose Yoga, NAMO, Yoga Tree. Şehirde hemen her hafta AcroYoga dersleri ve etkinlikleri bulmak ta çok kolay. Benim Wildrose yogada en sevdiğim hocam, Japon asıllı Kura oldu.
Hani hocalık eğitimlerinde bir modül vardır, “Kendi sesini bulmak” diye. İşte Kura kendi sesini bulabilmiş, yumuşak, eğlenceli ve çok saygılı bir hocaydı. Adho Muhka Svanasana (Aşağıya bakan köpek) pozunda bile düzeltmeler yaparken, sizi hiç rahatsız etmeden, ellerini ve bedenini çok doğru bir şekilde kullanarak, sizi pozun içinde en doğru yere götürüyor. Daha önce de çok düzeltme aldım, kendim de bu pozu yaptım. Fakat Kura’nın düzeltmesi ile, bu pozda tam olarak nerede olmam gerektiğini anladım.
En rahat ettiğim yer orasıymış, fakat oraya varmam için biraz da benim nefesimle ve esnememle çaba göstermem gerekiyormuş. Bu düzeltme olayına neden değiniyorum? Çünkü birçok hoca, Aşağıya bakan Köpek pozunda düzeltme yaparken, bana göre yanlış bir düzeltme yapıyor, ittiriyor, kaktırıyor, bedenini lönk diye bedenime bastırıyor. Bu böyle olmaz. Yapacaksak düzeltmenin doğru olanını bulmamız ve yapmamız ve öğrencinin izniyle yapmamız gerekiyor. Herşey yavaş, yumuşak olmalı. Hocanın elleri ellerime değdinde, bu bir düzeltme, bunu hissetmeliyim. İçimden dememeliyim, “Anaam bu ne, ne biçim bastırıyor, napıyo bu ya?”.
Chiang Mai’de tabi ki herşey yoga yoga yoga şeklinde geçmedi. Kaldığım minik otelin, ismi Bupatara House, herkese öneriyorum; çalışanlarıyla bir aile gibi olduk bir ay gibi bir sürede. Her iki günde bir odamı temizlemeye gelen üç Thai kıza ben de yardım ediyordum. Yastık kılıflarını, çarşafı çıkarıyordum, çöp poşetlerinin ağızlarını sıkı sıkı kapatıp, onlara teslim ediyordum.
İki sene önce ilk Chiang Mai’ye gelmeden önce Şafak’la tanıştım internetten. O zamanlar Şafak’ın bir kafesi vardı Chiang Mai’de. Gittim, ziyaret ettim ve tanıştık. Şafak, “işte Türk zekası!” diyebileceğimiz örneklerdendi benim için. Zamanında Türkiye’den Tayland’a gezmeye gelmiş, ve burada kalmaya karar vermiş.
İş olarak ta, işte zeka burada devreye giriyor, Chiang Mai’ye yakın olan Chiang Rai topraklarında arazi kiralamış, ve kendi kahvesini yetiştirmeye başlamış. Sanırım Şafak, Tayland’da Tayland’lılara ve herkese Türk Kahvesini içiren adam!  Tabi ki diğer tüm kahve çeşitleri de mevcut mekanında. Bu sene yine uğradım kendisine. Bu sefer mekanın adresi ve ismi değişmiş. Daha merkezi bir yerdeler. Kafenin adı, “Focus Cafe”, kocaman Maya Alışveriş merkezini geçtikten sonra solda. Her Cuma akşamları meşhur “couchsurfing.com”  buluşması var.
Ben iki kere katıldım. Hem Chiang Mai’de yaşayan yabancılar, hem yerel halk hem kendine kalacak yer arayan gezginler, yani bir sürü kişi ile tanışma imkanınız var. Kafede bazı günler fotoğrafçılık adına seminerler veriyorlar, İngilizce öğrenmek isteyenler için İngilizce dersleri de veriliyor. Kahveler muhteşem. Yolunuz düşerse mutlaka uğramanız gereken yerlerden özellikle Cuma akşamları.
Bu gidişimde Thai Ayak refleksolojiini öğrenmek istediğimden dolayı, Ong’s Masaj Okulununa, bu eğitimini almaya gittim. Hocalarım Ice ve Duan, masajı tüm ayrıntılarıyla bana öğrettiler. Şimdi Türkiye’ye döndüğümde Thai Ayak Masajını uygulamak için sabırsızlanıyorum desem yeridir.
Okulda, Yukako adında, benden beş yaş büyük fakat benden oldukça küçük gösteren, şirin mi şirin, İngilizce’si nerdeyse hiç olmayan, Japon bir arkadaş edindim. İngilizce konuşamıyorduk fakat oldukça iyi anlaştık. Habire gülüyorduk. Hep kahkaha modu yani. Okulda, okul dışında kahkaha atan iki insan.
Bir gün Yukako ile bir günlük bir tura katıldık. Fil şovu izledik. İçim acıdı fillerin çalıştığını görünce. O sıcakta, insan gibi, sabah 9-akşam5 çalışıyorlar gariplerim. Dans ediyorlar, insanları güldürmek için binbir çeşit akrobatik hareketler. Gece 23:00te uyuyup, sabah 03:00’te uyanıyorlarmış. Çalışıp para kazanıyorlar, yada kazandırıyorlar işte siz düşünün. Tabi şovlar sırasında hiçbir file, herhangi bir hareketi yapması için itme kakma şiddet uygulamasına şahit olmadım. Ama zaten bir fil nasıl çalışır arkadaş? Bu şiddetin kendisi değil de ne dedim. Sonra daha yaşlı olan fillere bindik. Şöyle nehir etrafında bir fil gezisi yaptık. Bizim filin adı Kamu. Tabi Kamu’nun üzerinde oturduğum için, sırtına terliklerle basmak yerine, çıkardım terlikleri, yalınayak sırtını severek yol aldık. Fillere “eyyyt” diyosun belli bir ses tonunda, başka bir yere dönmüşse, düz yola doğru dönüyor ve devam ediyor. Ben de ara sıra Kamu’ya Eyyyt Eyyyyt demeden edemedim. Kamu ile vedalaştıktan sonra, öğlen yemeği,  sallarla nehir turu falan derken bir günümüz bitti. Biz Yukako ile gülmeye çalışırken, biri Çin’li biri Arjantin’li iki çocukla tanıştık. Onlarla da öküzlere bindik. Canım öküzler de, köy yolunda sakin sakin bekliyorlar. Ama sanki içlerinden “bu insanlar filleri daha çok seviyor, bizim yüzümüze bakan yok” diyorlardı. Hayatımda ilk kez iki öküzün çektiği bir araba türü birşeye bindim yani.
Chiang Mai’de “Üç Kral” heykelinin bulunduğu meydanda üç tane müze var. Muhakkak oralara da gidin. 180 baht yani 12 Tl’ye üç müzeyi de dolaşma hakkınız var.
Her yerde olduğu gibi Chiang Mai’de de birçok tapınak var. Girip içerilerini dışarılarını gezebilir, dua edebilir, dilek dileyebilirsiniz. Tayland’da tapınaklara ‘Wat’ deniyor. Bangkok’taki büyük Wat Po gibi. Budist rahipler, tapınakta eğitim gören çocuklar, gençler, her yerdeler. Sadece tapınaklarda değil, sokaklarda, tren istasyonlarında, havaalanlarında.
Bir de burada ulaşım olarak bisiklet kiralamanızı tavsiye ederim. Bir ay boyunca tüm şehri bisikletle turladım. Tayland’a yeni gelenler ellerinde kameralarla tuk tuk fotoğrafları çekerken, siz bisikletle kendinizi bir Thai insanı gibi hissedebilirsiniz.
Trafik soldan akıyor, buna dikkat tabi ki.
Tabi ki buraya geldiğinizde önce Thai mutfağına aşık oluyor ve süreki Thai yemekleri yemek istiyorsunuz. Fakat bol acı, baharat ve yoğun yağlardan dolayı kilo almak, mideyi bozmak vesaire mümkün. Bunun yerine alternatif Vejeteryan ve Vegan mutfakları da var Chiang Mai’de. Mesela benim en beğendiğim restoranlar Kasalong ve Blue Diamond idi. Menülerinde harika yemek seçenekleri var, hem de ucuz. Herşey doğal, o gün pazardan alınmış ve organik. Ben süreki bu iki mekana gidip geldim yemekleri için. Soi 9 bölgesinde, Old City içinde. Kolay bulursunuz yani.
Chiang mai’nin ülkece meşhur iki tane açık sokak pazarı var. Biri cumartesi günleri Saturday market, biri Pazar günleri Sunday market. Neden ülkece meşhur, çünkü gerçekten tüm ülkedeki en güzel pazarlar burada. Yiyecek pazarı değil aksine tüm el sanatları, ressamlar, sanatkarların el ürünlerinin, geleneksel ne varsa bulabileceğiniz pazarlar. Pazarda gezerken, minik yemek standlarından yemek yemeniz, meyve karışımları içmeniz de mümkün.
Belki daha yazabileceğim çok şey var burası hakkında. Fakat en son 2 Nisan sabahı Chiang Mai’ye veda ederek, iki uçak, bir otobüs ve bir feribot yolculuğundan sonra Koh Phangan adasına vardım. Şimdi Koh Phangan’daki Haad Salad bölgesinin tepelerindeki vahşi bir ormanın içinde yer alan mink bungalovumun balkonunda size bu yazıyı yazıyorum. Koh Phangan günlerini çok yakında kaleme alacağım.
Yaşamı sürdürmeye yönelik ne varsa elinizden geleni yapın.
Farkındalıklı ve huzurlu bir hayat için,
Herkese sevgiler,
Sebla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s